Sabah Gazetesi
Ağustos 1, 2014
Prof.Dr.Sinan TATLIPINAR
Eylül 12, 2014

Endoftalmi, göz cerrahisi, travma ya da sistemik bir enfeksiyon sonucu gözde oluşan ciddi bir inflamatuar reaksiyondur. Eğer enfeksiyonun kaynağı cerrahi ya da travma gibi dış kökenli ise buna ekzojen endoftalmi denir. Özellikle immün yetmezliği olan hastalarda sistemik bir enfeksiyon sonucu oluşan endoftalmiye ise endojen endoftalmi adı verilir.

Her göz cerrahisi sonrası endoftalmi gelişme riski vardır. Cerrahiden kısa bir süre sonra hastalarda görme kaybı, göz kapağı şişliği, kızarıklığı, ışık hassasiyeti ve şiddetli ağrı şikayetleri olur. Bu belirti ve bulgulara sahip olan hasta acil olarak doktoruna başvurmalıdır. Endoftalminin etkenini ortaya çıkartmak çoğu zaman mümkün olamamaktadır. Günümüzde bakteriyel endoftalmi, vitreus içi ilaç enjeksiyonu ya da pars plana vitrektomi ile beraber uygulanan intravitreal, sistemik antibiyotik ve kortikosteroid kombinasyonu ile tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Mantara bağlı endoftalmi, daha yavaş bir seyir gösterir ve tedaviye dirençlidir. Bu nedenle ön kamara sıvısından ve vitreusundan yapılacak örnekleme doğru tedavinin uygulanmasını sağlayacaktır.
Postoperatif endoftalmi insidansı son elli yılda alınan önlemler ve antibiyotik kullanımının gelişmesi sonucunda azalma eğilimi göstermektedir. Bunda risk faktörlerini anlamanın da önemli bir payı vardır. Bu risk faktörleri özellikle kontrol altına alınmamış diyabet, kronik steroid kullanımı, kronik bakteriyel gözkapağı-kirpik dibi iltihabıdır.
Endoftalmi geri dönüşümsüz doku hasarı yaparak potansiyel körlük sebebi olabilir. Acil bir durum olduğu unutulmamalı ve vakit kaybedilmemelidir. Erken tanı ve doğru tedavi bu nedenle çok önemlidir